NonStop Eğlence

Canlı Tv İzlemek için Tıklayın


 
IĞDIR
EKREM BAYDAR (KÖŞE YAZILARI İÇİN RESİM ÜZERİNE TIKLA)
ein Bild
 
  IĞDIR
  ANA SAYFA
  İLETİŞİM
  Ziyaretşi defteri
  TURİZM
  IĞDIR SEHİR PLANI
  FOTO GALERİ
  IĞDIR HABER
  IĞDIR VALİLİĞİ KURUM MAİLLERİ
  IĞDIR LİNKLERİ
  NÜFUS YAPISI
  VALİMİZ
  AĞRI DAĞI
  AĞRI DAĞI ROTA
  SINIR KAPILARI
  EKONOMİ ( SINIR TİCARETİ )
  KURTULUŞ BAYDAR
  SOHBET
  FORUM
  Galeri
Bugün 1 ziyaretçi (13 klik) kişi burdaydı!
AĞRI DAĞI

           TARİHÇESİ

 


Ağrı Dağı, jeolojik konumunun yanı sıra, tufandan sonra Nuh''un gemisine ev sahipliği yaptığı inanışı dolayısıyla efsanevi kimliğiyle de ön plana çıkan bir dağdır. Kutsal kitaplarda da adı geçen bu dağ, birçok dilde farklı adlarla anılmaktadır. Bunların başlıcaları, Ararat, Kuh-i Nuh, Cebel el Haris''tir. Marco Polo''nun yazılarında, hiçbir zaman çıkılamayacak bir dağ diye sözünü ettiği bu etkileyici dağın ilk tırmanışı, kayıtlara göre 9 ekim 1829 yılında Profesör Frederik Von Parat tarafından gerçekleştirildi. Dağın ilk kış tırmanışı ise çok daha geç bir tarihte, 21 Şubat 1970''de Dağcılık Federasyonunun
eski başkanlarından Dr. Bozkurt Ergör tarafından gerçekleştirildi. Bilindiği kadarıyla kalabalık bir ekip halinde denenen tırmanışta yalnızca Dr. Bozkurt Ergör zirveye ulaşmayı başardı. İzleyen yıllar da özelliklede 1980''li yılların ikinci yarısında başarılı kış tırmanışları gerçekleştirildi. Kış koşulları çok fazla dağcının zirveye ulaşmasına izin vermese de 1980''li yılların yaz aylarında binlerle ifade edilebilecek sayıda yabancı dağcı bu dağı ziyaret etti.

Günümüze kadar Ağrı Dağı''nın solo kış çıkışı yapılmamıştır. Dağın coğrafi konumu nedeniyle çok sert fırtınalara hedef olması ve hızla değişebilen hava koşulları nedeniyle, kış aylarında yapılacak bir solo tırmanış halen dağcıların önünde başarılamamış bir hedef olarak durmaktadır.

          JEOLOJİK YAPISI



Volkanik bir dağ olan Ağrı Dağı bilindiği üzere ülkemizin en yüksek dağıdır. Ancak sanılanın aksine tek bir kütleden oluşmaz. Çevresi yaklaşık 130 kilometreyi bulan bu dağ 3000 metreden sonra ikiye ayrılır ve Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı olarak adlandırılır. Büyük Ağrı''nın zirvesi ve krater kalıntısı geniş buzulların altındadır. Küçük Ağrı''nın ise buzul hareketleri ve erozyonlar sonucu krater çanağı yok olmuştur. Bu nedenle 3896 m yüksekliğinde olan dağ oldukça sivri bir yapıdadır.Büyük Ağrı Zirvesi ise birbirine yakın iki ana zirve bloğundan oluşur. Güney ve batı yüzlerinde 4800 metreden itibaren daimi buzullar dağı kaplar. Dağın diğer yüzeylerinde ise buzullar daha da aşağılara kadar

ilerlemektedir.Dağın Güneyinde ve kuzeyinde zirveden başlayarak yaklaşık 2000 metre kadar aşağıya uzanan iki derin vadi bulunmaktadır.

Ağrı Dağı, Türkiye, Ermenistan, Nahçıvan ve İran devlet sınırlarının kesişme noktası yakınında yer almaktadır. Türkiye’nin en yüksek noktası olan bu dağ, Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Erzurum-Kars Yaylası kesimini Murat havzasından ayıran merkezi sırt Karasu-Aras Dağları’nın doğu ucunda yükselen büyük bir volkan konisidir. Her iki dağın çevre uzunluğu 128 km olup, 1.188 km

Ağrı Dağı, çeşitli geleneklerde farklı şekilde adlandırılmıştır. Yakut dilinde “Ağr”, Selçuklu Türkleri’nde “Eğri Dağ”, bazen de “Ağır Dağ”, İranlı’larda “Kûh-ı Nûh”, Araplar’da Büyük Ağrı’ya “Cebelü’l-hâris”, Küçük Ağrı’ya ise “Cebelü’l-huveyris” isimleri verilmiştir. Ermeniler bu dağa “Massis” veya “Masik” derken, sadece Batı coğrafyacıları “Ararat”demektedir.

Ararat adının Nuh söylencesinden geldiği belirtilir. MÖ Ortadoğu tarihinin en geleneksel kaynağı olarak kabul edilen ve Musa tarafından yazıldığı ileri sürülen Eski Ahid’in (Tevrat) beş kitabından ilki olan Tekvin’de Ararat ilk kez şöyle geçmektedir: “Ve gemi yedinci ayda, ayın on yedinci gününde Ararat Dağları üzerine oturdu” (8. Bap 4. Ayet). Ağrı Dağı’na Ararat denmesi de, Tevrat’ta geçen Ararat Dağları’nın Ağrı Dağı ile aynı sayılmasından kaynaklanmıştır.

“Ararat” Ermenice bir kelime olmayıp, Asurlular’ın Urartu ülkesine verdiği addır. “Ağrı” adının Şamanizm devri Türkçesi’nden gelmiş olma olasılığı fazladır. Çünkü Pekarsky’nin Yakut Dili’nin Sözlüğü’nde “Ağr” veya “Ağrı” “Kocaman” ya da “Tanrı” anlamındadır.

Büyük Ağrı’nın etrafı andezitlerden ibarettir, dağın yamaçlarında muhtemelen yarıklardan püskürmüş genç bazalt akıntıları bulunmaktadır. Süngerimsi yapı gösteren bazalt lavları Iğdır-Doğubeyazıt asfaltına kadar yayılmıştır. Yükseldikçe yamaç eğimi artan  Büyük Ağrı Dağı kütlesinin ana çatısını andezit bileşiminde lavlar oluşturmaktadır; yarıklardan ve parazit konilerden çıkan lavlar dağın özellikle kuzeybatı ve güneydoğu yamaçlarını önemli ölçüde kaplamıştır. Bunlardan Büyük Ağrı zirvesinin 5 km kadar kuzeybatısında bulunan Kıpgöl
Dağı bazaltik bir kütleden oluşmuş olup, yüksekliği 3.300 m’yi aşmaktadır. Güneydoğusunda ise Biçare Dağı (3.093 m) çevresinde parazit koniler halinde tepeler yer almaktadır. Burada 400 m çapında batıya doğru ağzı açık olan krater tespit edilmiştir (Karnıyarık Dağı 2.259 m). Diğer taraftan, yine Büyük Ağrı volkanik kütlesinin doğu kesiminde üç parazit koni daha bulunmaktadır. Bunlardan Çataltepe (4.500 m)’den çıkan lavlar Aras Nehri’ne kadar yayılmıştır.
2’lik bir taban üzerinde yükselmektedir. Dağın tepe tarafı üç çatallıdır ve en yükseği Iğdır’a bakmaktadır. Ağrı dağı küçük tepeler teşkil etmeden, birdenbire tek başına yükselerek dünya volkanlarının en görkemlisi olmuştur. Dağ geniş bir alana egemen olduğu için Iğdır İli’nin ne Nahçıvan’ın her tarafından, Ağrı ilinin birçok yerinden, Van, Erzurum, Kars, Ermenistan ve İran’ın yüksek yerlerinden görünmektedir.Genellikle doğu-batı doğrultusunda uzanan kıvrımlı temelin güneye doğru yön değiştirdiği ve Van havzasını İran Azerbaycan’ından ayıran dağlara geçtiği bir kesime yerleşmiştir. Dağın,              % 65’lik kesimi Iğdır İli’nde, % 35’lik
kesimi ise Ağrı İli topraklarında kalır. Ağrı, en yakın kentler olan Iğdır’a 15 km, Doğubeyazıt’a ise 20 km uzaklıktadır.  Gürbulak Sınır Kapısı’na ulaşan E 23  ve Dilucu Sınır Kapısı’na ulaşan D 080 devlet yolları yöreyi ülke içi ve ülke dışı karayolu ağına bağlamaktadır. Iğdır ve Doğubeyazıt ile Türkiye’nin büyük kentleri arasında her gün düzenli otobüs seferleri yapılmaktadır. En yakın havaalanları, Ağrı (100 km), Kars (130 km) ve Erzurum (345 km) illerinde bulunmaktadır. Iğdır’da da bir havaalanının yapım çalışmaları halen devam etmektedir.




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Jeoloji Siteleri( ), 18.02.2011, 22:03 (UTC):
www.jeolojinet.com
www.jeolojijeoteknik.com
www.sondajci.net



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız:

SON DAKİKA HABER  
 
Online Müzik
 
Reklam  
   
 
 

 Mesaj Panosu

 
 
 
 

 SoHBeT Odasi

 
SİLASES.COM

 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=