NonStop Eğlence

Canlı Tv İzlemek için Tıklayın


 
IĞDIR
EKREM BAYDAR (KÖŞE YAZILARI İÇİN RESİM ÜZERİNE TIKLA)
ein Bild
 
  IĞDIR
  ANA SAYFA
  İLETİŞİM
  Ziyaretşi defteri
  TURİZM
  IĞDIR SEHİR PLANI
  FOTO GALERİ
  IĞDIR HABER
  IĞDIR VALİLİĞİ KURUM MAİLLERİ
  IĞDIR LİNKLERİ
  NÜFUS YAPISI
  VALİMİZ
  AĞRI DAĞI
  AĞRI DAĞI ROTA
  SINIR KAPILARI
  EKONOMİ ( SINIR TİCARETİ )
  KURTULUŞ BAYDAR
  SOHBET
  FORUM
  Galeri
Bugün 1 ziyaretçi (2 klik) kişi burdaydı!
NÜFUS YAPISI

GENEL BİLGİ

       Iğdır, 27 Mayıs 1992 tarih ve 3806 sayılı kanunla Kars ilinden ayrılarak il olmuştur. Aralık ve Tuzluca İlçeleri ve Karakoyunlu Köyü Kars İlinden ayrılarak Iğdır İline bağlanmış ve İl’in birer ilçesi olmuşlardır. 2000 Genel Nüfus Sayımı öncesindeki sayımlarda Iğdır’ın İl olarak sosyal, demografik ve ekonomik niteliklerine ilişkin bilgi derlenmediği için nüfusun tarihsel gelişimi gereğince yorumlanamamıştır.

         Iğdır İli’nin 2000 Yılındaki nüfusu 168.634, 1990-2000 dönemindeki yıllık ortalama nüfus artış hızı ise %16.8’dir. İle bağlı bulunan Tuzluca İlçesi 25.954 nüfusu ile en fazla nüfusa, Karakoyunlu İlçesi ise 18.285 nüfusu ile en az nüfus sahip olan ilçelerdir. (Aralık İlçesi nüfusu 21.747’dir.) İlin yıllık nüfus artış hızı en yüksek olan ilçesi %19 ile Aralık iken, en az olan ilçesi %-10.7 ile Tuzluca’dır.

         Iğdır İl merkezinin şehir nüfusu artış hızı %43.1 ‘dir. İlçelerin şehir nüfusları incelendiğinde, şehir nüfusu en fazla olan ilçenin Tuzluca İlçesi, en az olan ilçenin ise Karakoyunlu İlçesi olduğu görülmektedir. Şehir nüfus artışının en fazla olduğu ilçe % 52 ile Aralık İlçesi, en az olduğu ilçe % 13.7 ile Tuzluca İlçesidir. Iğdır İline bağlı buluna tüm bucak ve köylerin nüfusu bu dönemde önemli bir değişim göstermemiştir.

         İlin kentleşme oranı artış eğilimi gösterse de bu oran Türkiye geneli kentleşme oranından düşüktür. 1990 sayımlarına göre İl nüfusunun % 61’i kırsal, % 39’ u da kentsel alanda yaşamaktadır. Bu oranlar 2000 yılı içinde kırsal alanlarda % 51.7’ye gerilerken kentsel alanlarda yaşayanların oranı ise % 48.3’e çıkmıştır. Iğdır’ın kentleşme oranı %47’dir. Bu oran % 65 olan Türkiye ortalamasının da altındadır.

         Nüfus yoğunluğu olarak bir kilometre kareye düşen kişi sayısı, İl genelinde 47 ve İl merkezinde 72 iken, diğer ilçelerde sırası ile 21 ile 94 kişi arasında değişmektedir. Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Tuzluca İlçesinde nüfus yoğunluğu 21, yüzölçümü en küçük olan Aralık İlçesinde nüfus yoğunluğu 94 kişidir.

         İlde bulunan toplam 157 köyden 109’unun nüfusu 500 kişinin altında olup, köylerin çoğunluğu oldukça düşük nüfusa sahiptir.

NÜFUS ARTIŞI

 

Bölge nüfusu, 1927-1935 döneminde 10.788 kadar bir artış göstermiştir. Bu artışın nedenleri olarak, gerçek nüfus artışının yanı-sıra, iki sayım dönemi arasının uzunluğu, ilk sayıma katılmayanların ikinci sayıma iştirak etmeleri ve Ermeni mezaliminden kaçan halkın bölgenin Türk idaresine geçmesiyle tekrar geri dönmeleri gibi faktörler gösterilebilir.

Bulgaristan''dan 1937 yılında bölgeye göç eden 600 ailenin de etkisiyle 1935-1940 döneminde nüfus 4.011 kadar artmıştır. Ancak, bu ailelerden 450 kadarı daha sonra çeşitli nedenlerle ülkemizin değişik yerlerine göç etmişlerdir.

Ülkemiz genelinde olduğu gibi, bölgede de asıl nüfus azalışı II. Dünya savaşının başlamasıyla birlikte yaşanmıştır. 1939-1945 yılları arasında patlak veren bu savaş dolayısıyla söz konusu dönemde 524 dolayında bir azalma kaydedilmiş olup, ölüm oranlarının artması da buna sebep olarak gösterilebilir.


Bölgede nüfus artış trendi, Türkiye genelinde olduğu gibi, 1945''ten sonra ivme kazanmıştır. Nitekim 1945-1950 döneminde bölge nüfusunda 7.767 kişi dolayında bir artış kaydedilmiştir. Bu artışın nedenleri olarak; genel seferberlik halinin kalkması dolayısıyla asker nüfusun terhis olması ve sosyo-ekonomik iyileşmeler gösterilebilir.

Bölgede nüfus artışının en etkili olduğu dönem, 1950-1955 dönemidir. Bu dönemde bölge nüfusunda 14.059 dolayında bir artış gözlenmiştir. Hızlı artışın temel nedeni, tarımsal potansiyeli fevkalade olan bölgenin bu potansiyelinin değerlendirilmeye başlanılmasıdır. Nitekim, 1953 yılından itibaren "Serdarabat Regülatörü"nden su alınmaya başlanmasıyla, sulamalı tarım alanları giderek genişleşmiş ve açılan drenaj kanallarıyla Iğdır Ovasının çorak toprakları büyük ölçüde ıslah edilerek tarıma kazandırılmıştır. Diğer bir faktör de, aynı dönemde bölgenin büyük ölçüde göç almış olmasıdır. Gerçekten de, 1930 Ağrı ayaklanmaları dolayısıyla bu dağın çevresi "yasak bölge" ilan edilmiş ve yöre halkı ülkemizin değişik yerlerine göç ettirilmiştir. Daha sonra 1950 yılında
bu yasağın kalkması ile birlikte, söz konusu yöreden göç ettirilen nüfus tekrar geri dönmüştür.

Hızlı nüfus artışı, 1955-60 döneminde de devam etmiş ve bu dönemde bölge nüfusu 14.090 dolayında artmış olup, yıllık artış hızı %4.0 dolayında gerçekleşmiştir.

Bölge nüfusu, 1960-1965 döneminde 11.611 kişi artmış, ancak bu dönemde nispeten bir yavaşlama görülmüştür. Bu yavaşlamanın esas nedenleri olarak, bölgenin göç almasının yavaşlaması ve yurt dışına göç olaylarının başlaması olarak gösterilebilir.

Bölgede 1965-1975 yıllan arasında da tabiî artış seyri içinde nüfus artışı devam etmiştir. 1965-1970 dönemindeki artış, 15.064, 1970-1975 döneminde ise 18.082 olarak gerçekleşmiştir.Ancak; bölge nüfusunda 1975-1980 döneminde 2.950 kişi dolayında bir azalma kaydedilmiştir. Bu azalmanın temel nedeni olarak 12 Eylül 1980 harekâtından önce ülkemiz genelinde olduğu gibi bölgede de görülen anarşik ve terör olaylarına bağlanabilir. Bu dönemde yaşanan siyasi olaylar, nüfusun bir kısmının bölgeden göç etmesine neden olmuştur. Ancak, 12 Eylül 1980 askerî harekâtıyla asayiş ve güven ortamının yeniden tesis edilmesiyle birlikte bölge nüfusu yeniden artmaya başlamıştır. Nitekim, 1980-1985 döneminde nüfus, 14.052 dolayında artmıştır.Nüfus, 1985-1990 döneminde de çok
daha az bir artışla 1.111 kişi kadar artmıştır. Söz konusu dönemde nüfusun nispeten daha az bir artış göstermesinin temel nedeni, özellikle 1985''ten sonra bölgede yaşanan yoğun terör olaylarının yanı sıra, ekonomik ve sosyal nedenlerle ülkemizin diğer bölgelerine olan göçleri de göstermek mümkündür. Son yıllarda huzur ve güven ortamının tekrar sağlanmasıyla 1990-2000 dönemindeki nüfus artışı 26033 kişilik artışla %16.76 olmuştur.

     NÜFUS YOĞUNLUĞU

Iğdır ilinin yüzölçümü 3.539 km2 ve 2000 genel nüfus tespitine göre nüfusu 168.634 olduğuna göre matematiksel nüfus yoğunluğu yaklaşık 48 kişi olarak bulunur. Ancak, bu değer 88 olan Türkiye ortalamasına göre oldukça düşük sayılır.

Nüfus sayım dönemlerine göre ilin nüfus yoğunluğu dikkate alındığında yoğunluk değerlerinde önemli artışlar olduğu dikkati çekmektedir. Nitekim, 1935 sayımında 13.6 olan ortalama nüfus yoğunluğu, 2000''de 48''e yükselerek yaklaşık dört katı bir artış kaydedilmiştir.

İlin ortalama nüfus yoğunluğu, il geneli içinde daha dengesiz görülmektedir. Bu dengesizlik özellikle ova ile güneydeki dağlık kesim arasında daha barizdir. İl yüzölçümünün 922 km2.''sini (%26) oluşturan Iğdır ovası, 2000 yılı itibariyle 168.634 olan il geneli nüfusunun 107.000 kadarını barındırmaktadır. Dolayısıyla, ovadaki nüfus yoğunluğu 116 gibi yüksek bir düzeyde görülürken, il yüzölçümünün 2.617 km2.''sini (%74) meydana getiren dağlık bölgede km2''ye ancak 15 kişi düşmektedir.Gerçekten de ortalama yüksekliği 800-900 m. arasında değişen Iğdır Ovasının çok yoğun bir şekilde nüfuslanmış olmasına karşılık, ovanın güneyindeki dağlık kesimlerde yükseltisinin artması ile ters orantılı olarak nüfus
yoğunluğu azalarak belli bir yükseltiden sonra tamamen nüfustan mahrum boş alanlar ortaya çıkmaktadır.Dağlık bölgede nüfus yoğunluğunun az olmasının nedenleri arasında; yükselti faktörünün iklim şartlarını olumsuz yönde etkilemesi, ulaşım güçlükleri, tarıma uygun arazilerin azlığı, ürün çeşitlerinin azlığı ve daha çok geçim tipi tarım yapılması gibi sebepler sayılabilir.

Iğdır Ovasının nüfus yoğunluğunun fazla olmasının nedenleri arasında ise; ovanın tarıma elverişli topraklara sahip olması, iklim şartlarının uygun olması, ulaşım kolaylığı, ürün çeşitlerinin bol olması ve sulama imkânlarının bulunması gibi faktörleri sıralayabiliriz. Nitekim, bu özelliklerinden dolayı ova, tarihin çok eski devirlerinden beri önemli bir yerleşim merkezi olarak her zaman önemini korumuştur.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız:

SON DAKİKA HABER  
 
Online Müzik
 
Reklam  
   
 
 

 Mesaj Panosu

 
 
 
 

 SoHBeT Odasi

 
SİLASES.COM

 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=